31 Temmuz 2009





Aptal Soru!


Bir zamanlar bir İspanyol meslektaşım, “Siz Doğuluların soru sorma cesaretiniz yok. Bir de Batılılara bak... En aptalca soruları bile büyük bir cesaretle sorarlar” demişti.

Kendimi gözden geçirince ona hak verdim. Bizde, “bu soruyu sorarsam bana aptal mı derler kompleksi” var. Uzun süre aptalca sorular sorma terapisi yaptım kendime... Allahtan, okuduğum bir Çin atasözü de imdadıma yetişti: “Soru sorarsanız birkaç dakika aptal görünürsünüz, sormazsanız ömür boyu.”


Doğan Tılıç


30 Temmuz 2009






Mangalda Gay!


Osmanlı'nın eşcinsel askerlere davranışı, yüzyıllar öncesine göre günümüz Genelkurmay'ından çok daha ileriymiş ve bu yöntem aynı zamanda "Mangalda kül bırakmamak" deyiminin kaynağıymış;

"Yeniçeri ocağında savaşa giden askerin, gerideki karısını çocuğunu düşünmemesi için çıkartılmış evlenme yasağı, genç sağlıklı bedenlerde cinsine yönelme eğilmine yol açmış, kışlalarda, hamamlarda leventler kucak kucağa muhabbet eder olmuştu.

Kolağaları emirlerindeki yeniçerilerin eşcinsel olup olmadığını değil ama, aktif mi, pasif mi? olduklarını öğrenmek için bir test icat ettiler. Yeniçerinin sönmüş bir mangalın üstüne oturup var gücüyle yellenmesi isteniyordu. Kasları sağlam yeniçeri kaldırdığı kül kadar erkekliğiyle övünür, kül kaldıramayan yeniçeride söz konusu kasların gevşek olmasından dolayı cephe gerisi görevlere verilirdi."



Ayrıca 'şu yazıyı' Osmanlının eşcinsellere olan hoşgörüsünü anlamak için okumanızı tavsiye ederim.

29 Temmuz 2009






Oral da Olur!


İngiliz ordusunun resmi dergisi ilk defa lezbiyen ve gay askerlere (bkz) yer vermiş. Askerliğini komando olarak yapmış gay bir arkadaşımın birbirinden matrak anıları canlandı gözümde birden, bir de şanlı ordumuzun elinde dünyanın en büyük ve orjinal gay porno arşivlerinden birisi olduğu gerçeği.

Eşcinsel olduğum için askere gitmeme hakkımı kullanırken benden bile seks yaparken çeklilmiş fotoğrafımı istedi genelkurmay, 'şurada' detaylarıyla anlatmıştım.

Hatta askeri doktor "ben böyle bir fotoğraf veremem" deyince bana "ağzına alırken de çekilmiş fotoğraf kabül ediyoruz" dedi yahu!



28 Temmuz 2009






Le Meilleur !


DVD'si 39 Euroya satılan "Gay Pub: Le meilleur de la Pub Gay (2006)" isminde, içinde bir saate yakın süren 50 civarı çoğu pek komik ve şaşırtıcı gay, lezbiyen, travesti temalı reklam filmi bulunan özel derlemenin indirme linkini 'şurada' bulabilirsiniz.

Burada bulunan bazı çalışmaların, sanırım bir on tanesini daha önce izlemiş olsam da, içinde hiç görmediğim dahice çalışmalar var. Bana çok anlamlı gelen, iki pilotun oynadığı örnek bir çalışmayı 'buradan' izleyebilirisniz. İyi seyirler ve eğlenceler.



27 Temmuz 2009





Haftanın Şarkısı !


Yakışıklımız Balkanlardan olunca haftanın şarkısında Klezmer müziğe göz kırpmamak olmaz. Yahudi etnolog ve müzikolog Abraham Zevi Idelsohn'a* (1882–1938) ait kabül edilen ülkemizde de çok sevilen bir türkü derlemesi Hava Nagila.

Bize bu türkünün ismi "Nargile Havası" kelimelerini hatırlatsa da, İbranice anlamının bununla bir alakası yok. Hadi eğlenelim, mutlu olalım, coşalım anlamında sözlerle dolu. Bana pek ilginç gelen Municipale Balcanica'ait yorumunu 'şuradan' Mp3 olarak indirebilrisiniz.



* Kendisinin Birinci Dünya savaşı Sırasında Osmanlı ordusunda bando şefligi yaptığı yazıyor bazı kaynaklarda ve bize bu şarkının Kasap havası olarak geçtiği. (Onlara bizden Hava Nagila olarak geçmesi de mümkün tabi düşününce çünkü Kasap Havası'nın Bizans İstanbul'unda yaşayan Arnavut kasaplarının bir tür mistik tören dansının müziği olduğu da söyleniyor)






Haftanın Güzeli !


Tüm dünya delikanlılarının kitabını yazan eşcinsel atalarımızdan Enderunlu Fazıl Bey'den (1759-1810) bu hafta size bir Arnavut güzeli tarifi;


"Arnavut güzeli kavgacı. Ama istediğ zaman çekici olabiliyor. Hamamda tellak. Soyunurken kalbim yerinden fırlıyor sanki. Göbek taşından daha fazla yakıyor beni. Perdenin arkasında sarılmak istiyorum ısırıyor beni. Körpe ve yumuşak elleriyle okşuyor: ruhuma kadar nüfuz eden bir alev, tere dönüşüyor.

Kemerini çözüyor. Beyaz kalçalarını çözüyorum. Sabun köpürüyor. Boşuna kuruluyor beni: ayrılığın kanlı meyveleri, gözyaşlarımı kesinlikle kurutamayacak."


26 Temmuz 2009






Kedi !


Pek çok insana çok kırgınım ama bir yerde de, kim cinsiyetçi, kim homofobik, kim zır cahil, cahil olmayanların kaçı mantıklı ve analitik düşünme yeteneğinden yoksun ortaya çıktı. Uğradığım haksızlık zaten artık ff'de (USA) uluslarası olarak 'tartışılıyor'.

Eğer bir parça mantığımız olsaydı bazı ülkelerde çocuk mayosu ve iç çamaşırı kataloglarının niçin yasak olduğunu, oysa gene aynı o ülkelerde onlarla evlenmenin neden yasal olduğunu tartışmak isterdim ve sadece konuşmak, size bir şey anlatmak, bir konuya parmak basmak, sizden bir şey öğrenmek...


Son gelişmeleri 'şuradan' ve 'buradan' takip edebilirsiniz.


25 Temmuz 2009






Linç !


Dün akşam "Sanat ile ilgili yabancı sitelerde, çocuk pornografisi değil ama bariz çocuk erotizmi/çıplaklığı içeren eserlere çok sık rastlıyorum, bu beni rahatsız ediyor." diyerek Friendfeed'e bir yazı girip bir kaç örnek resim ekleyince neredeyse linç ediliyordum.

Görüntülerde yasadışı bir şey olmadığı halde onların da rahatsız olmasını ve tartışmayı istemiş, orayı medeni bir yer zannetmiştim. Sonuçta görsellik çok etkili bir silah değil mi? PETA bile mezbaha videoları, fotolarıyla eylem yapmıyor mu? desem de, bazı muhafazakarlar ortalığı savaş alanına çevirmekte gecikmedi.

Konu hakkında önemli gelişmeleri ''şuradan' takip edebilirsiniz... Tanrı insanoğluna akıl fikir ve okuduğunu anlama gücü versin.



24 Temmuz 2009






İğne & Çuvaldız !


'Şu resimi' görünce aklıma geldi, ülkemizin bile hemen her şehrinde, özellikle geceleri eşcinsellerin mekanı haline gelen meşhur 'park'lar* var.

Sen çalılıklarda vahşi hayvanlar gibi önüne kim çıkarsa düzüşeceksin, sonra dünya bizi anlamıyor diye ağlayacaksın, yok öyle yağma.



(*) + Hamam ve sinema.

23 Temmuz 2009





Biri Bizi !


İngiltere Biri Bizi Gözetliyor programı tarihinde ilk eşcinsel çift bakınız 'burada' (pic) çok sevimliler ve öpüşüyorlar (+ Video).

Bir arkadaşım aylar önce blogunda "iki erkeğin kavga etmesinin, silah taşımasının yadırganmadığı ama elele tutuşmasının ayıplandığı" güzel ülkemizden bahseden bir yazı yazmıştı.

Böyle bir şey bizim televizyonların birinde olsa neler olurdu acaba? insan düşünmeden edemiyor.



22 Temmuz 2009






Zeki ve Aptal !


"Bir sürü zeki erkeğin yanında aptal kadınlar görürsünüz ama zeki bir kadını hiçbir zaman aptal bir erkekle göremezsiniz"


Amerikalı yazar ve eğitimci
Erica Jong




21 Temmuz 2009






Yalnızlık !


Bir arkadaşımın yalnızlık ile ilgili feed'ine yorum olarak Tahir M. Ceylan'dan bir alıntı yapmıştım, buraya da alayım;


"İki tür yalnızlık vardır. İlki, sizin herkesi ittiğiniz, kendine aç bir yalnızlıksa, ikincisi, kimsenin sizi istemediği, size hilkat garibesi gibi baktığı, insana aç yalnızlıktır...

Yalnızlık sert bir şeydir, onun her türü, ciğere yerleşmiş verem gibi, zayıf bir ruhu daha zayıf yaparken kuvvetli bir ruhu daha da kuvvetli yapar."



20 Temmuz 2009






Haftanın Şarkısı !


Bu hafta İsrailli müzisyen ikili Zino & Tommy kulağınıza hiçte yabancı gelmeyecek tınılarla, Ain't Feel Nothing diyor.

Bu parçayı 'şuradan' Mp3 olarak indirebilir, şarkıda çalan, bizim 'saz'ımıza benzeyen ama ne olduğunu tam anlayamadığım enstrümanı umarım siz tanıyabilirsiniz.








Haftanın Güzeli !


Memleketim Bulgaristan'dan güller içinde bir Bulgar güzeli size... Bulgar gül bahçelerinin dünyaca meşhur olduğunu(*) ve dünyanın en aranılan gül yağının bu ülkede yapıldığını biliyor muydunuz?

Tüm dünya oğlanlarının kitabını yazan eşcinsel atalarımızdan Enderunlu Fazıl Bey (1759-1810), Bulgar ve Sırp delikanlıları için pek hayırlı şeyler yazmamış, onlarla ilgili bir yarası olsa gerek;

"Bulgar güzel tecavüze uğrasa bile tepkisiz. Sırp güzelde öyle, ellerinde, bir kraliçenin kanı olduğunda bile... Şeytan bu aşağılık gavurların kıçlarına iyice kızarmış domuz sucukları ve kıpkırmızı kesilmiş sosisler soksun!"



* (bkz.) Rose Valley- Bulgaria, ayrıca 'şurada' gül bahçelerinden küçük bir albüm derledim.


19 Temmuz 2009





Evren ve İnsan !


Newton üç yüzyıl önce kendini; "Henüz keşfedilmemiş gerçeklerle dolu bir okyanusun kıyısında oyun oynayan bir çocuğa" benzetmiş, bence durumumuz o kumsaldaki bir deniz yıldızı ya da bir kum tanesinin üzerindeki bakteri kadar bile küçük olabilir sanki.

Evrende kimbilir öylesine gelişmiş, belki ölümsüzlüğü bulmuş canlılar (melek, cin, tanrı, uzaylı) olmalı ki, bizim 70-80 sene olan ömrümüz onlara bir kaç gün yaşayan bir sineğin ömrü kadar komik gelmeli.

'Şu resim' beni bu düşüncelere itti bir an.



18 Temmuz 2009





Ekmek !


Ve son bir ekleme; Tahıl ağırlıklı beslenen halkımızın gerekli vitamin ve mineralleri rahat alabilmesi için çavdar, yulaf, kepek gibi tam tahıl unlarından yapılan ekmeklere sofrasında ağırlık vermesi çok önemli.

Oysa bu konuda medya ve tv'lerin, devletimizin halka gerekli uyarıları yaptığına emin değilim. "Beyaz ekmeği ben olsam yasaklarım" diyen çok sevilen valilerimizden rahmetli Recep Yazıcıoğlu dışında bu konuda bir kelime siyasetçilerimizin ağzından ben duymadım.

Esmer ekmek çeşitleri İstanbul'da çoğu kalburüstü cafe, restoranda bile genellikle bulunmuyor, bulunsa bile bunlar gerçek kepekli ya da tahıl unundan yapılanlar değil, içine bir parça kepek ya da yulaf katılarak yapılan çakma ekmekler oluyor genelde... Son söz; Beyaz ekmek yerken, içindeki kanser önleyici şifalı maddelerin, antioksidanların %90'ının sizden çalındığını aman unutmayın diyorum.



17 Temmuz 2009






Penguen !


'Dünkü yazıya'
devam edersek, dünyada her 250 bin kişiden biri üstün zekalıyken, ülkemizde 1 milyonda bir kişi üstün zekalıymış* ve bunun en büyük suçlusu yetersiz beslenme ve iyot eksikliğiymiş. Devletimiz boşuna tuzlara iyot eklemeye başlamamış yani yıllar önce.

Dünyanın en vejeteryan mutfaklarından olmasına rağmen obezite ve kalp hastalıkları ciddi bir sorun olmaya, kadınlarımızın şişmanlıklarıyla meşhur ABD ve Meksika kadınlarıyla yarışır hale gelmeye başlamış, bunun nedeni tahıla dayalı beslenmeyle birlikte spor alışkanlığının olmaması ve kadınlarımızın genelde çalışmaması.

Almanların Türk kadınlarını 'penguen'e benzettiklerini duymuştum, genelde şişman oldukları ve penguen gibi yalpalayarak yürüdükleri için olsa gerek.



* Burada sanırım 'dahi' anlamında, çok üstün zekalı insanlardan bahsediliyor.


16 Temmuz 2009






Türkiş Kebap !


Prof. Akın Yıldız'ın ekmek kültürü üzerine bir yazısında dikkatimi çekti, dünya mutfaklarını genellersek üç başlık ve beslenme şekli altında toplayabilirmişiz;


1- Doğu mutfağı; Et + Sebze (örneğin Çin)

2- Batı mutfağı; Et + tahıl (örneğin Fransa)

3- Anadolu mutfağı; Tahıl + sebze.


Yazıda en dikkat çekici cümlelerden birisi de "Et, türk mutfağında genellikle katkı veya dolgu maddesi olarak çok az miktarda kullanılır, kebap türü yiyecekler diğer doğu toplumlarından geçmiştir ve geleneksel Anadolu yiyeceği değildir" kısmı oldu.



15 Temmuz 2009





Yılan !



Yılanın itici bir hayvan olduğunu biliyordum ama doğrusu mikici bir hayvan olduğunu duymamıştım.



14 Temmuz 2009






Çokcinsel !


Seksoloji bilimini kurucusu sayılan biyolog Alfred Kinsey'in meşhur bir cinsel çeşitlilik tablosu var ve buna göre, gerçek eşcinsel ve heteroseksüeller dünyada sandığımızdan daha azlar, doğa biseksüalite ve cinsel çeşitlilik üzerine kurulu. Ben bile sanırım kendimi 5 ile 5,5 arasında konumlandırabilirim. Çoğu 'gay'den daha erkeksi ve seksi bulduğum, onlarla yatmayı merak ettiğim oldukça güzel
lezbiyen arkadaşlarım, sarhoşken öpüştüğüm kız arkadaşlarım çok olmuştur.



0 - Sadece heteroseksüel.

1 - Ağırlıklı olarak heteroseksüel, sadece tesadüfen eşcinsel ilişkilere girebilen.

2 - Daha fazla raslantısal eşcinsel ilişkilere girebilen heteroseksüel.

3 - Eşit oranlarda heteroseksüel ve eşcinsel, biseksüel.

4 - Eşcinsel ama şans eseri heteroseksüel ilişkilere girebilen homoseksüel.

5 - Daha ağırlıklı olarak eşcinsel, sadece tesadüfen heteroseksüel.

6 - Sadece homoseksüel.



13 Temmuz 2009






Haftanın Şarkısı !


70-80'lerin pop sounduna bir güzelleme, bana Barış Manço'nun kullandığı bazı tınıları hatırlatmadı değil bu şarkı. Stereo Total'den rahmetli Serge Gainsbourg (1928-1991) bestesinin bir yorumu.

Ex fan des 60's isimli bu sevimli şarkıyı 'şuradan' Mp3 olarak indirebilirisiniz.








Haftanın Güzeli !


Bu köşede 2. kez bir Çingene yakışıklısı konuk oluyor, ilk güzelimizi hatırlayan olacaktır 6 ay önce yer vermiştim, hem orada eşcinsel atalarımızın Çingene erkekleri hakkında söyledikleri de vardı.

Sanırım 'geçen ay ki Çingene güzeli' kadar beğenmeyeceksiniz ama, ne yapalım idare ediverin, misafir umduğunu değil bulduğunu yer.



12 Temmuz 2009





Taşaklı Hala !


"Kediler sadece iki kardeş, bir tanecik kardeşim ve çok sevdiğim yengem evliliklerinin 5. yılında artık bir çocuk yapmaya karar vermişler ve Tanrı'ya faks çekmişler (yatakta çekiliyor) ve istekleri uygun bulunup işleme konulmuş. Yani 8 ay sonra falan bir aksilik olmazsa amca olacağım ya da en taşaklı cinsinden bir hala"

Yukarıda ki paragrafı geçen sene yazmıştım, çeşitli sorunlar 'yüzünden' # bu hamilelik başarılı olmamıştı, ama şimdi bir başka bebek söz konusu, üstelik bu sefer 5 aylık oldu bile, geçen gün Ff'de de 'bahsetmiştim', bu erkek bebek için bir isim tavsiyesi dostlar.



11 Temmuz 2009






Cumartesi Şeysi !


Arkadaşlar "Cumartesi Neşesi" köşesi artık olmayacak, ama merak etmeyin, zaten artık haftada bir değil, her gün bir kaç saat aralıklarla 5-10 matrak şey giriyorum, blogumda aşağıda sağda gördüğünüz 'mavi küçük logoyu' hergün tıklamayı unutmayın derim.

Evet hemen bir tweet & feed atalım bile; "Basura da çok iyi geldiği söylenen, agresif (pasif?) denyo eşcinselleri bile rahatlatmayı başaran GAY bisikleti " ahan da işte 'burada'. #

Yukarıda resimde, bisikleti deneyen ve çok memnun kalan bir bisikletçi görüyorsunuz.



10 Temmuz 2009





Gaykedi & Nakhar !


"Sevgilimle elimizde fotoğraf makinası, kolumuzu uzağa doğru uzatarak öpüşürken, kendi kendimize resimler çektik, yüzümüzün tam görünmediği bir resmi, Nakhar ile karar verdik bir kaç gün içinde bloguma koyacağım" yazmıştım geçen gün.

6 Temmuz tarihinde, yani geçtiğimiz pazartesi günü çekildi 'bu resim', sanırım saat 23-24 civarı olmalı. İlginçtir şimdi farketim ki benim doğduğum gündür pazartesi günü, ve yine ilginçtir gece tam bu saatlerde doğmuşum, tıpkı maddi, manevi sömürüldüğüm, yüreğimden parça parça kan getiren, acemi ve çocuksu geçmiş ilişkilerimden, Nakhar ile yeniden doğduğum gibi.



09 Temmuz 2009





İlk
Mastürbasyon !



Ortaokula gidiyorum, sanırım 14-15 yaşlarında olmalıyım, içimde anlam veremediğim çağlayanlar, volkanlar, fırtınalar kopuyor, her banyoda dakikalarca cinsel organımı içgüdüsel olarak sıvazlıyorum.

Birgün evde kimse yokken duştan çıkıyorum, tam giyinmeden yarı çıplak salonda kendi kendime bir şeyler yapmaya devam ederken annemin yeni aldığı koltuğun üstüne, titreyerek, kendimden geçerek, gözümde şimşekler çakarak boşalıyorum.

Oh bee! Diyorum kendi kendime, eveet işte aradığım şey buydu. Mide bulantısı sonrası insan kusunca nasıl büyük bir rahatlama duyar işte böyle bir his. Tabi zavallı koltuk. Annem bir kaç saat sonra eve gelince, ona olanları, banyodan yeni çıkmış salonda çıplak otururken kendi kendine olduğunu iddia ederek anlatıyorum.






Tebessümle karşılıyor, bana artık kocamen bir delikanlı olduğumu, bunun her erkeğin başına gelen çok normal bir şey olduğunu, böyle durumlarda mutlaka tekrar duş almamın dinimizin gereği olduğunu anlatıyor, beni duşa gönderiyor.

Akşam babama da, baba ben artık kocaman adam oldum biliyor musun? diyerek sevinçle anlatıyorum bu olayı. Ergenlik çok zor şey be, iyi ki atlatmışız, gelmiş ve geçmiş.

Annemle ilgili blogumu ilk açtığım zamanlarda 'yazdığım' bir başka anım daha var ki evlere şenlik ve benim için çok yüz kızartıcı, halen aklıma geldikçe utanıyorum.



08 Temmuz 2009






Kedi Cinsel !


Bir okuyucum son derece zarif bir şekilde "Neden cinsellik bütün hayatın anlamıymış gibi sanki sürekli bu yönde yaşıyormuş gibi yazıyorsun" diye sormuş. Elimden geldiğince derdimi anlatmaya çalışayım;

* Cinsel güdülerimiz çok güçlü ve sağlık belirtisi temel içgüdülerimizden, çocuğunuzu yemek yemezse doktora götürürsünüz ama çoğunlukla onun cinsel sorunlarıyla ilgili en ufak bir bilginiz bile yoktur. Ben ilk kez ortaokula giderken kendi kendime boşaldığımda bunu anneme çok rahat anlatabilmiştim (Yarın bu olayı detaylı anlatmayı düşünüyorum) yani bu konulara öcü gibi bakan bir aileye sahip değilim.

* Rumeli kökenli olmak demek, ülkemizin çoğu bölgesine göre, hemen her konuda olduğu gibi cinsel konularda da daha rahat, özgür büyümek anlamına geliyor, akraba evliliği, başlık parası, kızları babasının, amcasının, abisinin istediği erkekle evlendirmesi, kız çocuklarının okutulmaması, hatta kan davası, silah merakı, töre cinayeleri, haremlik-selamlık misafirlikler, kadınlara tesettür konusunda baskı yapmak v.s bize çok uzak konular.








* Ben ara sıra bu konulara değinmesem belki başkaları çok daha sefilce değinecek, çok aptalca şeyler yapacaklar ve seviye (bkz) 'daha da' aşağılara inecek! Kadın milli olimpiyat sporcularımızın bacaklarını sansürleyen Zaman gazetesinin cinselliğe yaklaşımı nasıl sağlıklı değilse, manken bilmem kimin frikik resimleri için tıklayınız gibi 'banner'larla web sitelerini dolduran bazı gazetelerin yaklaşımı da sağlıksız. Ama mesela magazin ve cinsellikle ilgili bir haberi veriş şekli örneğin Radikal'de ve batının ciddi yayın organlarında oldukça seviyelidir.

* Kadın cinselliğinden korkuluyor bu ülkede, gay cinselliğinden ise daha da çok korkuluyor. Geçen gün (Pazartesi gecesi) sevgilimle elimizde fotoğraf makinası kolumuzu uzağa doğru uzatarak öpüşürken bir sürü kendi kendimize resimler çektik, yüzümüzün tam görünmediği bir resmi, Nakhar ile karar verdik bir kaç gün içinde bloguma koyacağım.

* Bu blog, kaç eşcinselin, genç kızın kendini yanlız hissetmemesini sağlıyor tahmin bile edemezsiniz. Ülkemizin taşrasında ataerkil değirmenlerin taşları arasına sıkışmış ruhlara bir parça umut olmak, onları bazen, düşündürmek, bazen güldürmek, bazen külotlu bir yakışıklıya yüzleri kızarmadan bakmalarını sağlamak neden yanlış bir şey olsun ki?








* Geçen gün bir dostumla daha buna benzeyen bir konuda muhabbet ederken ona Halil Şerif Paşa'nın ünlü ressam Gustave Courbet'e (1819–1877) sipariş ettiği L'origine du monde adlı vajina tablosundan, bunun Wikipedia'da ve müzede herkese açık bir şekilde (bkz) 'gösterildiğinden' bahsettim. Sanat ve hayat tabu kabül etmiyor, eğer ederse orada ne sanat, ne de hayat oluyor, tıpkı açık hava hapishanesine benzeyen çoğu ortadoğu ülkesinde olduğu gibi.

* Birkaç yazımda olaya farklı açılardan yaklaşmaya çalışmıştım, konuyu toparlamanız için mutlaka okumanızı tavsiye edeceğim, özellikle yaşadığımız toplumun cinsellik ve tecavüz konusunda karanlık bilinç altı ve iki yüzlülüğü çok ilginç gelecek size. (yazı sonuna linklerini ekliyorum)

* Bu bloga her gün üç bine yakın ziyaretçi geliyorsa cinsel, 'ins'el, tinsel her konuda bir şeyler bulabildiği içindir. Bu söyleyeceğim ciddi şeyleri, çekici hale getirip sunmaya benziyor, tıpkı acı ilaçların renkli şekerle kaplanması gibi. Son söz Nihat Genç'ten gelsin; "Biz Türk filmlerindeki tecavüz sahnelerini izleyerek mastürbasyon yapmış bir halkın çocuklarıyız, kimse bizden saf ve temiz duygular beklemesin."


07 Temmuz 2009





Kedi Paparazzi !


Dün Friendfeed'e 'şunu girince' blog dünyası feci karıştı ve herkesin içindeki kusmuklar birbirinin yüzüne sıçradı. Blog dünyasında dedikodunun olduğunu biliyordum ama bu kadar çok olduğunu tahmin etmemiştim. Kimi meraklı, kimi beni suçlayan bir sürü mail aldım. Onlara Esther'in bu konuda 'yazdıklarına' eklediği notu hatırlatmak itiyorum;

"Gaykedi'ye karşı hiçbir suçlamam yok. Onu sevmeye devam ediyorum , olayın onunla ilgisi yok. Eline geçen bir fotoğrafla böyle, eğlenceli bir geyik yapmak istediğini söyledi... Friendfeed'in nasıl tiplerden oluştuğunu bilmiyordu tabii ki.."

Son bir ekleme yaparak bu konuyu kapatmak istiyorum "Blog dünyasında en güvenilen Bloggerlardan biriyim, İnsanların güveni kolay kazanılmıyor. Blog küreyi geç, ülkemizde gündem olacak şeyler bildiğim halde, bunlar benimle birlikte mezara gidecek."



06 Temmuz 2009






Haftanın Şarkısı !


Haftanın güzelini seyre dalarken dinlenecek şarkı komşumuz Yunanistan'dan geliyor. Daha önce de bahsettiğim tüm batı dillerinin argosuna "Greek Style" (Yunan sitili) olarak bilinen anal sekse, Yunanlıların "Osmanlı pozisyonu" demelerinin sebebi konusunda bu şarkı bir ipucu olabilir.

Ayrıca biraz daha ipucu arayanlar 'şu resime' de bakabilirler. (Hatta mutlaka bakın diyorum, bakmayın desem daha çok bakacaksınız çünkü :p).

Stelios Kazantzidis'in pek sevimli bir Türkçeyle söylediği şarkıyı 'şu adresten' Mp3 olarak indirebilirsiniz.







Haftanın Güzeli !


Haftanın güzelinde bir dostumun özel şiparişi sarışın bir yakışıklıya yer veriyorum bu hafta. Daha önce sarışın bir delikanlıya gene 'yer vermiş' ve nedense seveni kadar, pek sevmeyeni de bulunan sarışın erkekleri masaya yatırıp yakından incelemiştik.

Ayrıca bu arkadaşı yeterince sarı bulmayanlar için 'şuraya' bir tane de yedek oyuncu koyuyorum. Lütfen seçim yapınız, ikiside hoş demek yok.



05 Temmuz 2009






Foto Gaykedi !


Geçen gün odamda vejetaryen yemek kitabının üstüne bol besili bir domuzcuk biblosunu şans eseri koyunca güzel bir komposizyon/ ironi oluştuğunu farkettim ve fotoğraflamaya karar verdim.

Flaşla dün akşam üzeri yaptığım çekim iyi olmayınca, bu sabah balkon masasında gün ışığıyla çektim ve altına biraz renk vermesi için çiçekli bir Amerikan servisi koydum.

Umarım bir boka benzemiştir, fotoğrafçılıkla ilgilenen arkadaşların acımasız eleştirilerini bekliyorum. Bu arada dün hayatımın en gıcık günlerinden birini yaşadım, bu yazıyı şu an mışıl mışıl uyuyan sevgilimin bilgisayarından giriyorum 'bakınız'.



04 Temmuz 2009






Cumartesi Neşesi !


Gaylerle dolu bir turist gemisi batar ve üç tane azgın gay kendilerini ıssız bir adada bulurlar. Hepsi birbirinden yumuşacık olan gaylerimiz bir ay sonra neredeyse adada erkek goril aramaya kalkacak kadar kudurdukları sırada, yakışıklı bir zenci balıkçı (bkz) sandalı batınca adaya düşer.

Tabi bir müddet sonra aralarında kıskançlık kavgaları başlamakta gecikmez, çözümü herkesin sırayla bir hafta onunla takılmasında bularak çözerler.

Pek mutlu, ateşli, şehvetli aylar, geceler geçer, bir gün aniden delikanlı ölünce bütün 'düzen'leri altüst olur. Birinci gün idare ederler, ikinci gün oldukça kötü geçer, üçüncü gün artık dayanılmaz olur, dördüncü gün ise zencinin penisi çürümeye ve cesedi kokmaya başlayınca gömerler.



03 Temmuz 2009





Keditör !


K'editör'ün seçimi; Sevgili baylar, bayanlar ve gaylar, blogumda küçük bir değişiklik yaptım, aşağıda sağda her gün kısa aralıklarla güncellenen, minik blog yazılarına benzeyen kısa notlar, tavsiye linkler, resimler, videolar v.s olacak.

Eğer mavi küçük Friendfeed logosuna tıklarsanız hepsini biraz daha kolay bir şekilde, toplu halde görebilir, ne demek istediğimi 'şuraya bakarak' daha iyi anlayabilirsiniz.



02 Temmuz 2009






Kedi Şakıyor !


Yakından tanıyanlar Msn, Facebook, Twitter, Friendfeed kullanmadığımı, tv izlemediğimi bilirler. Mail, blog, çok gerekirse sms favori sosyalleşme ve iletişim araçlarımdı, ta ki düne kadar.

Kedi artık Friendfeed ve zaten onunla senkronize olan Twitter* üyesi. Kullanıcı adım ikisinde de gene Gaykedi.

Dün Friendfeed’e ilk girdiğimde pek bir şey anlamayıp, bir müddet aval aval bakınıp ilk feed & twit'imi girdikten sonra, anladığım kadarıyla size de anlatmaya çalışayım nedir bu zımbırtı.







Msn'in ve forward maillerin daha bir cool halini, anonim olduğunu ve blog olayının daha sık güncellenip kısa olanını düşünün.

Eğer yerinde kullanılır suyu çıkarılmazsa, geyikten öte son derece eğlenceli, bilgilendirici ve eğitici olabilecek bir şey, tavsiye ederim ama açıkçası milletimiz bunu cıvıtmadan ne kadar verimli kullanmasını becerir emin değilim.

Sonuçta bu ülkede çoğu kişi için bilgisayar ve internetin anlamı = oyun, porno, gazetelerin spor sayfası, Msn ve son zamanlarda Facebook'da abazalanmak değil mi?



* İng. Şakımak, cıvıldamak, ötmek.

01 Temmuz 2009





Ençiki Volki !



Michael Jackson hakkında en duygusal yazıyı Son Kastrato(*) adıyla Ertuğrul Özkök'te 'okudum', en matrak yazı ise "Ençiki Volki" ismiyle, mini bir öykü tadında Dejeneretör blogundan geldi.

Bende o stat kapısında bekleyenlerden, konser iptal olunca üzülerek geri dönenlerden olduğum için, yüzümde tebessümle ve CNN belgeseli "Oradaydım" tadında okudum. Son bir kez daha: Eniçiki volki, eniçiki volki, eni volki! ve buyurun 'buradan okuyun' diyorum.


* Kastrato/Castrato; Ergenlik çağında kadın sesine benzer bir sese sahip olan ve bu sesi koruması için hadım edilen erkek şarkıcı. Günümüzde hadım edilmeseler de hormonal nedenlerle ses telleri gelişmemiş opera sanatçıları bu kategoriye giriyor.