30 Nisan 2010





Gay !


Ne venüslü ne de marslıyız
Aksine gerçek dünyalıyız
Değil hayatımız çok farklı
Benzerimize sevdalıyız.


http://www.facebook.com/group #


29 Nisan 2010





Stalin !


Biz nasıl Mustafa Kemal'i tartışıyorsak Rusya'nın da Stalin'i tartıştığını biliyor musunuz? Aylar önce psikiyatrist prof. Yankı Yazgan'ın bir yazısında "Toplumlar büyük işler yapanları sever. Nasıl ve ne pahasına yaptığı ile ilgilenmez." dediğini okumuştum, şimdi Robert Service'nin yazdığı Stalin - A Biography kitabından bir alıntıyla devam edelim;

"Marksizm, mimarlık, dilbilgisi, genetik ve uluslararası ilişkikler Stalin'in entelektüel merakları arasındaydı. Tarih kitaplarına özellikle düşkündü. Eski Rusya, Mezopotamya, klasik Roma ve Bizans'la ilgili yayınları takip ederdi. Keyfi yerindeyse fizikçi, biyolog ve diğer bilim adamlarıyla sohbet ederdi.

Stalin Ödülü'nü kazanan romanları inceler, halk ve klasik müzikleri günü gününe izler (onlara 'iyi' ve 'iğrenç' arasında notlar verirdi.) Moskova'da bale, opera ve konserlere giderdi. Yazlığında vizyone girecek yeni Sovyet filmlerini de izlerdi..."



28 Nisan 2010





Kısa Film !


I Want Your Love isminde 14 dakikalık erotik & porno arası gay içerikli bir kısa film. Neden erotik filmler klasik hard pornodan daha etkileyici olur hep?

'Şuradan' bilgisayarınıza indirebilirsiniz.



27 Nisan 2010






Çoçuk !


Çocuk suçluları tartıştığımız bu günlerde toplumların ve dinlerin çocuk masumiyetine bakışının oldukça farklı olduğunu, örneğin Hiristiyanlar çocuğun içinde ilk günahla gelen bir şeytanilik olduğunu düşünürken, Müslümanlar'da böyle bir kavramın bulunmadığını hatırlatayım ve Nobel edebiyat ödülünü alırken Isaac Bashevis Singer'in (1902-1991) neden çocuklara yönelik yazdığına dair sözlerine yer vereyim.

"Çocuklar için yazmamın beşyüz nedeni var ama ben zamandan tasarruf için sadece on tanesine değineceğim;

1. Çocuklar kitap okur, eleştiri değil. Eleştirmenleri umursamazlar bile.
2. Çocuklar kimliklerini bulmak için okumazlar.
3. Suçluluk duygusundan kurtulmak, isyankarlığa susamışlıklarını bastırmak ve yanlızlıktan kurtulmak için okumazlar.







4. Psikolojiyle işleri yoktur.
5. Sosyolojiden nefret ederler.
6. Kafka veya Finnegans Wak'i anlamaya çalışmazlar.
7. Onlar Tanrı, aile, melekler, şeytanlar, cadılar, cinler, mantık, berraklık, dakiklik ve benzeri demode konulara inanırlar.
8. İlginç aşk öyküleri severler, yorum, rehberlik ve dipnotları değil.
9. Bir kitap can sıkıcıysa, utanmadan ve korkmadan esnerler.
10. Sevdikleri yazarın insanlığı kurtarmasını beklemezler. Genç oldukları için yazarın bunu beceremeyeceğini bilirler. Ancak yetişkinlerin böyle çocuksu hayalleri bulunur."



26 Nisan 2010






Haftanın Şarkısı !


İngiliz grup Unkle hepimizin bildiği, her dinlediğimde içimi ürperten o melodiyi bakınız nasıl nefis bir şekilde mikslemiş. 'Şuradan' dinleyebilir, beğenirseniz farklı kaydet seçeneğiyle bilgisayarınıza indirebilirsiniz.







Haftanın Güzeli !


Dünya yakışıklılarının kitabını yazan eşcinsel atalarımızdan Enderunlu Fazıl Bey (1759-1810) ile bu hafta yerli malı haftası yapıyoruz ve bir Anadolu turuna çıkıyoruz:

Maraş güzeli herkesi susatıyor ve kimseye su vermiyor: yuvası olmayan güzellik kuşunun bulunduğu Bilan'a göndersinler onu!

Zaten cenabet dedikleri Payas (Hatay) güzelinin karpuz kadar değeri yoktur ama Urfa güzeli Büyük İskender gibi zaferden zafere koşar.

Anadolu güzeli cilve yapmaz zeki değildir; yeni açmış tomurcuklar gibi bedeniyle serin ve tatlı bir rüzgar gibi estikten sonra ne önemi olabilir bunların! Kayseri'nin bir mahallesinde kar yağarken yıkıntılar içinde bol bol şerbet içirdi, helva yedirdi bana.


25 Nisan 2010





Kan !


Ermeni katliamının bizim milliyetçi çevrelerin küçümsediğinden çok daha büyük bir vahşet olduğunu, bu konuda oldukça doldurulmuş halka nasıl anlatmalıyız, nereden başlamalıyız?

Bazı iyi niyetli kitlesel hareketlerin çok tepki çektiğini, sanki yarardan çok zarar getirdiğini hissederek soruyorum bu soruyu? O kadar kilitlenmiş durumdayız ki bu konularda, aklıma Gündüz Vassaf'ın dedikleri geliyor:

"Soğuk savaşın en kritik günlerinde bile, Sovyetler'le Amerika'da, halkların kardeşliğinden söz edilirken, Türk-Ermeni ilişkilerinde böyle bir anlayışın slogan düzeyinde bile olamaması, ibret verici."



24 Nisan 2010





Rönesans !


Avrupa’da, yüzyıllar süren, Rönesans, Reform ve Aydınlanma süreçlerinin ardından bugünkü, dinin çok geri planda bırakıldığı yapısına ulaştı. Atatürk ise bu mesafeyi bir gecede kat etmek istedi ve aslına bakarsanız, işe yaradı da!

Mesela ben Suriye’yi de takip ediyorum ve iki ülke arasındaki uçurumu görebiliyorum. Atatürk’ün yöntemi bir şekilde işe yaradı. Ama şunu sorabilirsiniz: “Atatürk dönemindeki bir laikliğe bugün ihtiyaç duyuyor muyuz?"


Bernard Bouwman


23 Nisan 2010





Çok Eşli !


"G.P. Murdock’un 1967’de yayımlanan Ethnographic Atlas’ına göre tüm dünyada incelenen 849 insan toplumunun 137’si (yaklaşık %16) tek eşli, dördü (%1’den az) çok kocalı ve %83’ü (708 toplum) çok karılıdır. (erkekler birden fazla eşe sahip olabilir.)

Ataların Hikayesi, R. Dawkins sf:218. #


Tabi bu veriler son yüzyıla ait olmalı yoksa geçmiş çağlarda kadınların doğurganlık mucizesinden güç alan çok daha anaerkil toplumlar ve dönemler yaşandığını, kadın tanrıçalara tapınıldığını biliyoruz.


22 Nisan 2010





Temizlik Takıntısı !


Eskilerin temizlik anlayışı çok tuhaf ve takıntılı, 65 yaşında annemin dün akşam bir yeri silerken kendini feci hırpaladığını ve zorladığını gördüm, sanki temizlik yapmıyor da savaşıyor gibiydi.

Ayda bir kaç defa yardım için temizlikçi kadın geldiği halde, benim 5-10 dakikada yaptığım bir odanın elektrik süpürgesi ile temizlenmesi işini o neredeyse 1 saatte yapıyor, sonra da hasta oluyor.

Bu temizlik takıntısının sonu nereye varacak bilmiyorum, yaşı da gitti artık, onun için üzülüyorum.



21 Nisan 2010






Vasat !


Üniversiteler size sahte bir kültür öğretiyorlar, kabül edilen tek değerin nicel mahiyette olduğu bir kültür...

Üniversite sizi bir sayıdaki bir rakam haline getirmekle yetinmeyip, mesela beş yüz bin mühendis yetiştirdiğinde, sizde güvenlik, rahatlık ihtiyacını geliştiriyor ve, doğal olarak, sizi patronlara, ve onların da ötesinde, zihinsel vasatlığını bildiğiniz siyasetçilere hizmet edecek şekilde eğitiyor.

Öyle ki, bilgin olmak isteyen sizler, sonunda vasat bir siyasetçinin masasındaki -ama masanın ucunda- bir sandalyede oturacaksınız. Ve bundan gurur duyacaksınız.


Jean Genet (1910-1986)


20 Nisan 2010





Türkiye !


Dünyada, kendi aralarındaki kavga sebebiyle karakola, adliyeye, cezaevine düşmüş bu kadar çok kapitalisti bir arada göremezsiniz. Sahte çek tanzim etmekten, resmi evrakta sahtekarlığa, toplu kaçakçılığa, uyuşturucu işinden, naylon faturaya kadar her türlü pisliğin içindedirler.


Suat Parlar



19 Nisan 2010





Haftanın Şarkısı !


Haftaya başlarken pek eğlenceli kıpır kıpır bir şarkı, The Bonzo Dog Band'dan Jolity Farm isimli şarkıyı 'şuradan' dinleyebilir, beğenirseniz farklı kaydet seçeneğiyle bilgisayarınıza indirebilirsiniz.







Haftanın Güzeli !


Bu haftanın yakışıklısı, pek iddialı ve sert(!) vatana millete ve tüm erkek severlere hayırlı olsun.



18 Nisan 2010





Bebek !


Öldürülüp betona gömülen iki günlük bebek haberini okuyunca boğazıma bir şeyler düğümlendi, cahilliğin ve törelerin gözü kör olsun, çocukları daha düne kadar kolları, bacakları hiç hareket etmeyecek şekilde mumya gibi kundaklayan, ishal olunca ona günlerce su vermeyerek su kaybından ölmesine sebep olan* halkımızın, doğan bebeğe üç gün yiyecek ve içecek vermediğini de biliyor muydunuz? Ahmet Arif'in (1927-1991) ünlü şiiriyle devam edelim;


Doğdun,
Üç gün aç tuttuk
Üç gün meme vermedik sana
Adiloş Bebem,
Hasta düşmeyesin diye,
Töremiz böyle diye,
Saldır şimdi memeye,
Saldır da büyü...



* İshal zaten vücutta su kaybına sebep olur, ishal olan kişinin daha çok su içmesi gerekir.

17 Nisan 2010





Gay Kedi !


Gayleri küçük görmeyin. Tek başıma tuttuğum bu blogda, yarım milyon tekil hit, 1 milyona yaklaşan çoğul ziyaretçi, 1500 post ve 600'e yakın RSS okuyucusunu devirdim.



16 Nisan 2010





Eski Ev !


Cenevre'de ya da Basel'de zengin insanların eski evlerde nasıl yaşadıklarını görseniz şaşarsınız. Paris'in Londra'nın eski mahallelerinde hep zenginler oturur. Türk halkının para kazanıp burjuvalaşan bölümü böyle bir bilince sahip olamadı.

Orta İngiltere'nin bazı kentlerinin tarihi meydanlarında bir tane bile yeni bina göremezsiniz. Bizim zenginlerimiz Süleymaniye'de eski bir evde oturmaz. Bu evleri İstanbul'la ilgisi olmayan fakir köylülere bıraktılar.


Prof. Doğan Kuban
(Ülkemizin yetiştirdiği dünya çapında bir
mimari tarih uzmanı.)



15 Nisan 2010





Şiddetin
Pornografisi !



Geçen hafta bütün dünya Bağdat’da bir Amerikan helikopterinin masum insanları bombalayıp öldürmesini konuştuk. Televizyonun, medyanın bizi nasıl hipnotize ettiği hakkında Özay Şendir'den ibretlik bir anıyla devam edelim bu konuya;

"2003'te Bağdat'a ağır bombardımanın başladığı gün Kanal D'nin haber koordinatörü görevindeydim. Birlikte çalıştığımız Murat Keskin işi gücü bırakıp uçakların Bağdat'a tahmini varış sürelerini hesapladı. Abu Dabi televizyonu ile işbirliği yaptığımız için şehrin her yerinde pilot kameralarımız vardı.

Bülent Çöltekin ile birlikte Altaylı'yı ikna edip haberi yarım saat öne çektik. Bülten başladı, Bağdat'ta sirenler çalıyor ama tek bomba düşmüyordu. 5. ya da 6. dakikada ilk bomba Uday Hüseyin'in sarayı üzerindeki pilot kameranın göreceği şekilde düştü. Bülteni öne aldırmanın sorumluluğu falan derken biraz gerilmiştim. Evet diye havaya sıçradım ama daha yere inmeden kendimden, insanlığımdan utandım."



14 Nisan 2010





Rus !


Sancılı modernleşme sürecimizin Rusya ile yer yer çok benzeştiğini duymuşsunuzdur, peki Ruslar ile ciddi ciddi genetik olarak akraba olduğumuzu biliyor muydunuz? Rusyada yaşayan Hakan Aksay'dan aktarıyorum;

"Tarihçi Sergey Baymuhammetov adlı soyadı kulağımıza tanıdık gelen tarihçiye göre, Rusların ataları dört kökene dayanıyor. Ulusun temelini oluşturan , Belarus ve Ukraynalıları da içeren Slavlar.

'Step Türkleri' (Şaşırmayın, Türklerle Rusları tarihi akraba ilan eden ilk bilim adamı bu değil). Baltık kabileri ve Fin (Komi, Mari, Udmurt etnik gurupları)."



13 Nisan 2010






Kurtlar ve Kürtler !


Kürt milliyetçileri tarafından genel olarak ılımlı bulunarak eleştirilen Ahmet Türk'e Türk milliyetçileri tarafından saldırılması bir ironi olsa gerek. Medya yakın tarihimizin en önemli isimlerinden Dinç Bilgin'in (Sabah gazetesi ve Atv eski sahibi) sözleriyle devam edelim;

"Çok samimi söyleyeceğim. Yeni Asır’ın sahibiydim. Bir arkadaşımla yürüyoruz. Büyük Efes Oteli’nin önünde ayakkabısını boyattı ve çocukla Kürtçe konuştu. Gazete sahibiyim ve hayatımda ilk defa Kürtçeyi o zaman orada duydum.

Mesela İstanbul’a gelinceye kadar Alevinin kim olduğunu bilmiyordum. Bunu bilmeyen bir adam, toplumu yönlendirecek gazetelerin sahibi... Ermeni meselesini de bilmiyorduk. Hala kızıyoruz. Ermeniler kendi kendilerini öldürmüş sanıyoruz."



12 Nisan 2010





Haftanın Şarkısı !


Genç yaşında aramızdan ayrılan The Beach Boys'un bateristi Dennis Wilson'dan (1944-1983) Thoughts Of You adlı şarkının iki ayrı yorumu, bakalım siz hangisini daha çok beğeneceksiniz?

'Şuradan' dinleyebilir, beğenirseniz farklı kaydet seçeneğiyle bilgisayarınıza indirebilirsiniz.








Haftanın Güzeli !


Hamam oğlanı deyiminin kökeninde Osmanlıda bir gay club ve erkek genelevi gibi çalışan bazı hamamlar var. Murat Bardakçı'nın 'Osmanlıda Seks' kitabından devam edelim;

Kalafat yerinde kahvehanesi olan hezele güruhundan, Darıcalı Gümüş Ali dedikleri it bir akşam oğlanı yolundan çevirip kolluktan içeri çekmiş ve kalyonculardan kıç levendi Zehir Ahmed ve Tophane zebanilerinden Kurt Halil nam şaiklerle Yemenici Bali'nin bal çanağına eşek arıları misali üşüşmüşler ve oğlanı sabaha varınca sikmişler ve ana doğması soyup üryan edip dahi oynatmışlardır.

Subaşı Ağa dahi kola çıkıp kollukta meclisi işret kurulduğunu haber aldıkta varıp basıp, oğlanı yarak altında yatar iken ahzedip ism-i şerifini deftere kayd ve tezlil ve altın adını bakıra çıkarmakla kalmayıp, baldırında kaba etine hiz oğlandır damgasını dahi basmıştır. Bu hadiseden sonra Yemenici Bali hamamda peştamal kuşanmış ve tokmak başına ücreti 70 akça narh olarak belirlenmiştir.



10 Nisan 2010





Göt !


'Sızıntı'nın yandan yemişi ağlak bir İslamcı dergi 'İstikbal Köklerdedir' diye bir manşet atmış, sanırım aklı sıra 'İstikbal Göklerdedir' diyen Mustafa Kemal'e laf sokacak, ulan ben de size 'İstikbal Götlerdedir' diyorum o zaman.

Şaka bir yana kuşlar ve böcekler başta olmak üzere uçmayı başaran canlıların evrimin en yetenekli ve üst gruplarından birisi olduğu hakkında bir bilim makalesi okuduğumu hatırlıyorum. Dünyaya şöyle bir bakarsak uçmasını başaran toplumların ve insanların da daha başarılı olduklarını görmüyor muyuz zaten?

En iyi hava kuvvetlerine, sivil yolcu uçağı filosuna, uzay gemisine sahip ülkelerin en zeki ve gelişmiş ülkeler olduğu, etrafımızda en başarılı ve zeki insanların yolcu uçaklarını ve özel jetleri en çok kullanan kişiler olması dikkatinizi hiç çekiyor mu?


09 Nisan 2010





Ortam !


Eşcinsellik hastalıktır diyen politikacı değil, bunun söylenebilir olduğu ortamdır suçlu olan.

Dünyanın her yerinde muhafazakar partilerin üyeleri üç aşağı beş yukarı böyle düşünüyor olabilirler. Ama pek çok yerde kolay kolay ağızlarını açamazlar. Mesele budur. Burada skandal olan bir bakanın bunu düşünmesi değil. Bir bakanın bunu telaffuz edebilmesi, sonra istifa etmek zorunda kalmaması.


Süreyyya Evren


08 Nisan 2010






Bomba !


Bütün dünya Bağdat’da bir Amerikan helikopterinin masum insanları bombalayıp öldürmesini konuşuyor.

Bu iğrenç savaşa ülkemizin de girmesi için kıçlarını yırtan basınımızın nadide liboşlarına ve bazı Amerikan köpeği Müslümanların ebelerine selam edip, geçen sene de yer verdiğim bir Bağdatlının sözlerini hatırlatayım;

"Saddam'a zalim ve diktatör diyorlardı. Oysa o diktatör de olsa bizim diktatörümüzdü. Onun hakimiyetini yıkan büyük diktatör ise geride 1 milyon ölü ve huzurun olmadığı bir ülke bıraktı."


06 Nisan 2010





Şark !


Hilal Kaplan adlı dinci karı Taraf gazetesinde eşcinseller için son derece çirkin bir yazı bir yazmış, nispeten vicdan sahibi birisi olduğunu düşündüğüm Apdurrahman Dilipak Batı'dan gelen sapkınlıklar muhabbeti yaparak 'orada iş enseste kadar geldi' demiş.

Oryantalistlerin Şark'a bakışını her fırsatta eleştiren bu insanların, onlardan daha beter kolaycılığa ve yanlışa düşmeleri çok ilginç.

Usame Bin Ladin de Müslüman, Mevlana da diyerek dindar insanlardan ümidimi kesmemeye çalışıyorum, derken aklıma 'Bütün insanların cinsiyet, din, dil, ırk, bakımından eşit oldugu' düşüncesini, en başta kadınla erkek eşit olamayacağı için sakıncalı bulup İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini imzalamaktan çekinen bir sürü İslam ülkesi geliyor, karamsarlığa kapılıyorum.



05 Nisan 2010





Haftanın Şarkısı !


Balkan turumuza gayet uygun bir melodi, Balkan Beat Box'dan BBBeat isimli şarkıyı 'şuradan' dinleyebilir, beğenirseniz farklı kaydet seçeneğiyle bilgisayarınıza indirebilirsiniz.








Haftanın Güzeli !


Dünya yakışıklılarının kitabını yazan eşcinsel atalarımızdan Enderunlu Fazıl Bey (1759-1810) ile bu hafta bir Balkan turu yapıyoruz;

Romanya; Eflak güzeli, güzellik çimeninde pembe, beyaz, ince uzun bir ağaççık. Moldavya güzeli kız kardeşi gibi çok güzel şarkı söylüyor ama Rumelihisarı'ndaki gönüllü bir itfaiyeciye gönül rızasıyla verilen bir Mecidiyeyi aynı rahatlıkla veremezsiniz ona.

Karadağ; Hırvat güzeli bir siper kadar güçlü, kalesinde güçlü gedikler açabilmek için bir koç olmak gerekir.



02 Nisan 2010





Kuantum Angutu !


Uzaktan bir tanıdık çıkan, bu işin eğitimini almış bir arkadaşımızın ağzından 3 model kuantum angutunu tanıyarak şu konuyu kapatalım.

Okurken eğleneceğiniz, harbi, entel ve meta angutlarımızla 'buyurun tanışın'.



01 Nisan 2010





Cehennem !


'Ekşi'de kuantumu kıçından anlayanlar ilgili ile ilgili oldukça eğlenceli yorumlar var;

"Kuantum fiziğine göre tanrı aynı zamanda hem vardır hem yoktur. Öldükten sonra hepimiz aynı anda hem cennette huriyeri yalıyor olacağız, hem de cehennemde kızgın katran içiyor olacağız. Kuantum fiziği sikimizin keyfine göre her alana uyarlanabilir, hem de hiç bir alana uyarlanamaz." #