31 Ocak 2011






Haftanın
Şarkısı !



Tüm dünyanın gözü Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanan halk devrimlerinde. Rachid Taha, Khaled & Faudel'in yorumuyla Comme D'Habitude bu haftanın şarkısı olsun.

Hatırlayan olacaktır orjinali Claude François'e (1939-1978) ait olan bu şarkıyı Frank Sinatra (1915-1998) İngilizce My Way olarak yorumlamıştı.

'Şuradan' dinleyebilir, beğenirseniz farklı kaydet seçeneğiyle bilgisayarınıza indirebilirsiniz.








Haftanın Güzeli !


Bu haftanın yakışıklısı Cem Adrian desem de sakın inanmayınız bana, ama pek benziyor yaa!



28 Ocak 2011





Adalet !


Ortaçağ gibi karanlık dönemde ölüm cezasına karşı olup, merhamet veya intikam duygularına sapmadan yargılamanın önemine değinen, suçları önleyecek çareleri düşünen, suçun nedenlerini yüzyıllar önce sorgulayıp, afların yasaya karşı çıkmak anlamına geldiğini, suç işlemeye teşvik ettiğini ve toplum güvenliğini tehdit ettiğini düşünen, dünya hukuk tarihinin önemli isimlerinden Cesare Beccaria'nın (1738-1794) sözleri ile devam edelim;


"Suçluyu kazıyınız altından insan çıkacaktır"

"İnsanlara, kendileri gibi olanları öldürme cüretini veren nasıl bir hukuktur?"

“Bir cezanın, bir ya da birden çok kişi tarafından bir yurttaşa karşı uygulanan kaba bir güç, şiddet olmaması ve sayılmaması için, her şeyden önce kesinlikle herkese açık, çabuk, kaçınılmaz, belli koşullarda olabilir yaptırımların en ılımlısı ve en azı, suçların ağırlığıyla orantılı ve yasalar tarafından belirlenmiş bulunması zorunludur."



27 Ocak 2011





Hukuk !


Yargıda yaşanan sorunları tartıştığımız bu günlerde, ülkemizin yetiştirdiği önemli hukukçulardan Prof. Sami Selçuk'un şu sözleri sanırım çok şey anlatır bize;

"Ceza hukukunun babası İtalyan düşünürü Beccaria'nın* ünlü yapıtı 'Suçlar ve Cezalar' 1764 yılında yayımlandı. 1765 yılında Fransızcaya çevrildi. İki ülkede de baskı üstüne baskı yaptı. Kırk yıl içinde bir çok dile çevrildi.

Osmanlı'nın bir eyaleti olan Yunanistanda 1802'de basıldı. Türkçe'ye 184 yıl sonra Fransızca'dan çevrildi ve iki baskı yaptı. İki yüz kırk yıl sonra İtalyanca'dan çevrildi. En az 120 bin hukukçunun yaşadığı ülkemizde ancak bin tane alıcı bulabildi."



* Cesare Beccaria (1738-1794).
http://en.wikipedia.org/wiki/Cesare_Beccaria


24 Ocak 2011





Haftanın Şarkısı !


Ortaçağ ezgilerini günümüza taşıyan Alman müzik grubu 'Estampie'den* Disse mi adlı şarkı bu haftanın şarkısı olsun. 'Şuradan' dinleyebilir, beğenirseniz farklı kaydet seçeneğiyle bilgisayarınıza indirebilirsiniz.



* http://en.wikipedia.org/wiki/Estampie_(band)







Haftanın Güzeli !


Siz söylemeden ben söyleyeyim, bu haftanın yakışıklısına kesin 'kaşları pek kalın' diyeceksiniz, ben de size 'neresinin kalın olmasını tercih ederdiniz?' diyeceğim.




21 Ocak 2011






Eşcinsel Kimlik !


Psikiyatri Prof. Dr. Şahika Yüksel'in bir yazısında dikkatimi şu satırlar çekti;

"Eşcinsel kimlik gelişimi karşıtcinsel kimlik gelişiminden farklı olarak kimliklerini kabullerinde farklı bir süreçten geçer. Vivienne Cass eşcinsel bireyin kendi cinsine yönelik ilgisini fark etmesiyle belirginleşen, çevrenin homofobik tepkilerinden kaynaklanan korku, kaygı, suçluluk ve utanç duyduğu aşamaları tanımlamıştır*. Cass’ın formasyonundaki basamaklar şunlardır;

-Kimlik şaşkınlığı.
-Kimlik karşılaştırması.
-Kimlik toleransı.
-Kimlik kabulü.
-Kimlik gururu.
-Kimlikle bütünleşme.

Son noktada 'bütünlük' edinilir. Bu basamaklar her zaman sırayla gitmez. Kişi geliş gidişlerle, bir ileri bir geri hızlanarak, duraklayarak basamakları geçer."



* Cass Identity Model.
http://en.wikipedia.org/wiki/Cass_Identity_Model


20 Ocak 2011





Hiyerarşi !


Avcı-toplayıcı toplumlarla ilgili araştırmalar, bu topluluklarda hiyerarşinin pek yaygın olmadığını, bireyler arasında gelir farklılıklarının yok denecek kadar az olduğunu söylüyor.

Belgeler, kimi kabilelerde özel mülkiyet ve hırsızlık kavramlarının bilinmediğini, başkanlık seçimleri türünden uygulamalar olmadığını, aşırı baskıcı kişilere buyun eğmek şöyle dursun, bu kişilerin öldürüldüklerini ortaya koyuyor.

Günümüzle bir bağlantı kurarsak, örneğin en rekabetçi ortamların yaşandığı iş hayatında; küçük kabilelerde yaşayan insanlar gibi, küçük şirketlerde çalışanların, büyük şirketlere çalışanlara kıyasla çok daha mutlu oldukları gözlemlenmiş.

Bugün dünya nüfusunun yarısı kentlerde yaşıyor, eskiden birçok kişiye dağılmış liderlik, şimdi kurumsallaşmış siyasal seçkinlerin elinde ve kendimizi liderlerimizden kopuk hissetmemizin muhtemelen nedeni bu.



New Scientist
Rita Urgan- CBT 1231



18 Ocak 2011





Zaman !


Zaman kavramı konusuna Meriç Velidedeoğlu'ndan satırlarla devam edelim:


"Çoğu kez dile getirdiğimiz 'zaman'ın 'akıp' geçtiğidir. Ve bu söylemin yaklaşık 'üç bin' yıldan bu yana insanların dilinden düşmediği bilinir. Gerçekten 'üç bin' yıl öncesinin insanları için de 'zaman', bir 'akış'mış 'sonsuzdan gelip sonsuza akıp giden'; dolayısıyla 'yaratılmamıştır', hep vardır.

Hristiyanlık kurtarır 'zaman'ı bu 'başlangıç'ı olmamaktan; 'evren' gibi 'zaman'ı da 'Tanrı yaratmıştır!' diyerek. Ne var ki bu belirleme, Hristiyan düşünür din adamlarını, ilk yüzyıllarda oldukça güç durumda bırakır. Henüz Hristiyan olmamış halkın onları: 'Tanrı evreni ve zamanı yaratmadan önce ne yapıyordu?'; 'Neden beklemişti?' gibi sorularla sınadıklarından söz edilir."


17 Ocak 2011





Haftanın Şarkısı !


Pretenders grubunun bence en iyi yorumlarından birisi, I Go To Sleep adlı şarkıyı 'şuradan' dinleyebilir, beğenirseniz farklı kaydet seçeneğiyle bilgisayarınıza indirebilirsiniz.








Haftanın Güzeli !


Pipisini pantalonun fermuarına sıkıştırmayı başarmayan erkek sanırım yoktur.

Hiç unutmam küçükken, anneannemlerin evinde bir kere fermuara feci kaptırmış ve can havliyle çırpınırken beni dayımın eşi kurtarmıştı.



14 Ocak 2011





Zaman !


Olup bitenlerin zihnimizdeki süresine ve sırasına "zaman" deyip geçmişiz ama bilemiyoruz. Binlerce yıllık deneme ve yanılmalardan sonra Einstein zaman-mekan ayrımına son verdi.

Birbirlerinden bağımsız zaman ve mekan yok,"Zaman-Mekan" var, dedi. Zaman mekanın dördüncü boyutu oldu.

Sosyalbilimci Moore, bizler için şöyle çözdü bu bilmeceyi: "Zaman yoksa mekanda değişim olmaz, değişim yoksa zamanı kavrayamayız!"


Prof. Bozkurt Güvenç



11 Ocak 2011






Çok Eşlilik !


"Temelde tek eşlilik hayvan türünde de pek olmayan bir şey. Ama insan, evrimleşmesi sürecinde türüne ait özellikleri değiştirebilen, o çağın gerçeklerine ve gereksinimlerine uyarlayabilen, kendi dürtülerini dizginleyebilen bir varlık olarak gelişmek zorunda. Kaç tane şeyi doğamıza göre yapıyoruz ki zaten? İş cinselliğe gelince 'doğamızda yok' diyoruz ama iş başka şeylere gelince doğamızı değiştirebiliyoruz, hatta doğayı değiştiriyoruz.

İnsan aslında doğaya bile büyük oranda hükmetmeye çalışan bir varlıkken 'Benim doğamda yok' demeyi uygun bulmuyorum. İlk insan aç olduğu zaman yiyecek çalmak zorundaydı. Ama medenileştikçe bazı şeyleri o çağın gereksinimlerine göre değiştirdi.

Tek eşli uzun süre birlikteliği başaran bazı insanlar varsa diğerleri neden beceremesin? Birimiz yapıyorsak hepimiz yapabiliriz. Bu öğrenilen bir şey."

Prof. Dr. Mehmet Sungur'a ait bu sözlere ekleyebileceklerim, 'Neden tek eşli olmalıyız, bunun artısı ne bize ve insanlığa?' diye sorup, bazı dinlerin çok eşliliğe izin vermesini yadırgamadığımı, sadece bu hakkı kadına da vermemesini bir haksızlık olarak gördüğümü söyleyeyim.



10 Ocak 2011





Haftanın Şarkısı !


Deneysel rock grubu 'Dirty Projectors'dan, As I Went Out One Morning isimli şarkıyı 'şuradan' dinleyebilir, beğenirseniz farklı kaydet seçeneğiyle bilgisayarınıza indirebilirsiniz.







Haftanın Güzeli !


Bu haftanın yakışıklısında, saç traşının tuhaflığı dışında kusur bulanı yolarım.



06 Ocak 2011






Muhteşem Yüzyıl !


Yeni Şafak gazetesi ‘Muhteşem Yüzyıl’ adlı dizide gerçeklerin çarpıtıldığını, Kanuni Sultan Süleyman’ın kadın düşkünü olarak gösterildiğini iddia etmiş.

AKP fanı bu gazetede yazan Prof.(!) Hayrettin Karaman'ın sözleriyle lafı ağızlarına tıkayalım;

"Hür-cariye diye bir ayrım vardı. Eskiden cariyeler her ihtiyacımızı görürlerdi. Şimdi o müessese kalktı. Ben bilim adamlarına soruyorum. Eskiden cariyelerimize gördürdüğümüz işleri bugün hür kadınlarımıza gördürüyoruz. Bu boşluğu dolduracak bir müessese olsa. Bir kadınla yetinmeyip ikinci kez evlenmek isteyen gençler var. Bu müessesenin boşluğunu dolduracak başka bir müessese olamaz mı?"



04 Ocak 2011





Kedi !


Bilim her kedinin kendine özgü bir 'karakterinin' bulunduğunu ve yaşadığı sürece o karakter özelliklerinin dışına çıkmadığını kanıtlayalı çok oldu.

Yani düşünün: Her kedi, dünyaya belli bir karakter sahibi olarak geliyor ve ölene kadar o karakteri ile tutarlı yaşıyor. Ne dönekliği, ne de satılmışlığı var. Hele yaltaklanma nedir hiç bilmiyor.

İşte bizim kediye yönelttiğimiz nankörlük suçlamasının temel kaynağı da bu: Ne yaparsak yapalım, kedilere söz geçiremiyoruz. Örneğin onunla birlikte yaşadığınız evde kediye neresini gösterirseniz gösterin o kendi seçtiği yerde oturur veya uyur. Bu konuda fazla ısrarcı davranıldığı takdirde ise çıkar gider.

Kısacası, köpeklerin aksine, kedileri kendimize bağımlı kılamadığımız için, onları hemen nankörlükle suçluyoruz -aslında karşımıza çıkan, gerçek anlamda bağımsız ruhlu her insana da yaptığımız gibi.


Ahmet Cemal



03 Ocak 2011





Haftanın Şarkısı !


Amerikalı indie rock grubu 'Slumber Party'den J.C. Is Born isimli şarkıyı 'şuradan' dinleyebilir, beğenirseniz farklı kaydet seçeneğiyle bilgisayarıza indirebilirsiniz.







Haftanın Güzeli !


Yeni yılın ilk yakışıklısı, 2011'in bu soğuk günlerinde, güneşin altında uzanmış poposunu ve içimizi ısıtsın.