31 Temmuz 2011






Muhannes !


Bugün bile eşcinsellerin din adına öldürüldüğü İslam ülkeleri varken Hz. Muhammed'in on beş asır önce onlardan çok daha insancıl davrandığını söyleyebiliriz eşcinsellere.

[... Hz. Peygamber'e, ellerine ve ayaklarına kına yakmış olan bir muhannes* getirildi; Peygamberimiz "Buna ne olmuş" dedi, "Kadınlara benzemeye çalışıyor" dediler. Naki' denilen bir yere sürülmesini emretti.

"Onu öldürelim mi" diye sordular, "Namaz kılanları öldürmek bana yasaklandı" buyurdular."

---

Hz. Peygamber'in hanelerine bir muhannes girip çıkardı (hizmet eder, yardım alırdı), Hz. Peygamber'in eşleri onu, "kadınlara ilgi duymayan" sayarlardı.








Bir gün Peygamberimiz, o muhannes eşinin hanesinde iken yanlarına girdi, bu sırada muhannes bir kadını anlatıyor; "Önden dört büklüm, arkadan sekiz büklüm ile sallanarak yürüyor" diyordu.

Peygamberimiz "Görüyorum ki bu kişi, bunlara kadarını biliyor, bundan sonra yanınıza girmesin" dedi, eşleri de onu evlerine girmekten menettiler.

Hadisin bir başka rivayetinde şu ek de yer almaktadır: Muhannes Beydâ denilen bir yere gönderilmişti, (eşleri) "bu takdirde o açlıktan ölür" dediler, Peygamberimiz de her cuma günü gelip iki kere eve girmesine, ihtiyaçlarını alıp yerine dönmesine izin verdi...]**




* Kadınsı erkek.
** http://yenisafak.com.tr/yazarlar/?t=29.05.2009&y=HayrettinKaraman

28 Temmuz 2011





Zeytin !


Fazla tuzlu olmayan iyi bir zeytin bulmak neden bu kadar zor? Aynı marka ya da aynı şarküteriden alınmasına rağmen zeytinlerimizin tat ve tuz oranı çok değişken, çoğunlukla zehir gibi tuzlu, sele zeytini denilerek satılan şeylerin de çoğu çakma sele zeytini.

Yıllar önce sanırım bir THY müdürüne, uçak menülerinde neden yerli peynir olmadığını sorduklarında, yerli peynirde aynı kaliteyi sunmakta zorlandıklarını, aynı marka iki teneke peynirin bile tat, kalite, sertlik v.s farkı olduğunu üzülerek anlatmıştı.

Babam her kahvaltıda neredeyse bir küçük kase zeytin yiyen birisi, annem de onunla yarışıyor. Tuz 65-70 yaşlarında birisi için tam bir bomba ve bu zeytin konusu benim için bir muamma.



27 Temmuz 2011





Uluyan Köpek !


Anne babamla baktığımız Panti adlı köpeğimiz yeni bir huy edindi, ezan okunurken uluyor gibi garip sesler çıkarıyor ve her nedense özellikle sabah ezanlarında daha çok yapıyor bunu.

Annem ezanın melodisinden etkilendiğini ve köpeğimizin duygulandığını söyleyerek hayırlara yoruyor bunu. Oysa ülkemizin bazı yörelerinde ezan okunurken uluyan ya da havlayan köpeğin öldürüldüğünü duymuş muydunuz?

Öz evladına bile gözü kapalı kıyan töre denen vahşetin, köpeklere acıması beklenemez tabi.



26 Temmuz 2011





Doğaüstü !


'Eşcinsellik ve solculuk bir hastalıktır' diyen, insanı prof. kelimesinden tiksindiren AKP yalakası muhafazakar bir profesöre ne güzel cevap vermişler:

"Evrendeki ve gezegenimizdeki doğal süreçler ve bilimsel olgular, doğaüstü mucize ve hurafelerden daha heyecan verici ve tatmin edicidir. Bilim dünyası bugüne kadar doğaüstü açıklamalara gerek duymamıştır, duymayacaktır."(*)




* http://haber.sol.org.tr/bilim-teknoloji/nevzat-tarhan-sendromu-haberi-36623

11 Temmuz 2011





Eşcinsel !



80 küsür yaşında Hakkı Devrim'in geçen hafta eşcinseller hakkında yazdığı bu satırlar gözden kaçmasın:

"Yaşı benden küçük, yaşıtım, babam, hatta dedem yaşında eşcinsel dostlarım oldu. Gene de konu hakkında fazla –diyelim ki gerekli ve yeterli- bilgi sahibi değilim. Büyükler bu bahse hiç girmemeyi tercih ederlerdi.

Lise yaşlarımda ve Ortaköy’de, daha çok bu yanıyla anılan her yaştan tanıdıklarım oldu. Konusu eşcinsellik olan bir tartışmaya, bırakın katılmayı, şahit olmam bile pek nâdirdir.

Bizim evin, ailenin konusu da değildi bu. Gene de bir fikir vermek için hatırımda örnek var. Babam sordu bir gün, ben üniversitedeydim:

-O senin sevdiğin, adını çok andığın hoca için ahlaksız diyorlar. Aslı var mı bu söylentinin?








-Evet, demekle yetindim. Nasihat vermeye meraklı bir baba olsaydı, bu kısa konuşmanın ardı nasıl gelirdi, bilmiyorum. Babam o kadarla kaldı. Ben de ona:

-Biliyor musunuz, eşcinseller diğerlerinden, yani normal bildiklerimizden daima daha zeki, okur-yazar ve ilgi çekici oluyorlar, diyemedim.

O tarihlerde eşcinsellere yakıştırdığım pek yukarıdan bir açıklama konusunda ben de babamı biraz aydınlatmaya cesaret edemedim. Oysa yaşıtlarıma söyler dururdum:

-Evet onlar daha zeki, daha kültürlü ve ilgi çekici oluyorlar. Çünkü onların toplumla tokuşması çok erken yaşta başlıyor. Normal dediklerimizden daha okur yazar, daha cevval, daha eğlenceli olmalarının sebebi de bence bu."(*)




(*) http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1054701

03 Temmuz 2011





Solak & Eşcinsel !


Sanırım son araştırmalar ile veriler güncellenmiş olmalı(1). Tek yumurta ikizlerinin birisi geyse, diğeri de %70 gey imiş. Genlerin eşcinsel olmaya etkisi, genlerin solaklığa etkisinden daha fazlaymış(2). Oysa biz kimseyi solak olduğu için suçlamıyoruz günümüzde artık(3).

Bilim, büyük abi sayınız ne kadar fazla ise, gey olma ihtimalinizin o kadar fazla olduğunu bulmuş en son, hemen aklınıza anneler küçük çocukları daha çok şımartır ve bu yüzden gey olurlar fikri gelmesin.

Erkek çocuğa hamile olan kadın bedeni, fetüsü yabancı bir obje olarak algılar ve ona karşı antikor üretmeye başlar, kadın bedeni, üst üste erkek çocuk doğurdukça, fetüsü feminenleştirmeye daha yatkın hale gelirmiş.

'Şu kısacık videoyu' izlerken bunları öğrendim ve bazı bilgilerimi güncellemiş oldum.




(1) Tek yumurta ikizlerinden biri eşcinselse diğerinin de eşcinsel olma oranı yüzde 50. Çift yumurta ikizlerinde ise bu oran yüzde 24'e düştüğü aklımda kalmış.

(2) Tek yumurta ikizi olmayanların % 10, tek yumurta ikizlerinin yaklaşık % 20'si solak.

(3) Bir kaç onyıl öncesine kadar solak olmaya dinen hoş bakılmaz, sağ el kullanmaya zorlanırmış cocuklar ve bu durum onların hayatını zorlaştırır, psikolojisinde onarılmaz yaralar açarmış.

Foto- Julian Meagher