30 Haziran 2012







Kalyoncu Süleyman !


Osmanlı hamamlarının dünyanın ilk gay klüpleri olduğu söylenir, buralarda çalışan erkek fahişeler ile ilgili yazı bir serisi yapmak istiyorum. Buyrun eski risalelerden onları tanımaya başlayalım:


Süleyman insan ejderhası gibi güçlü bir  yiğittir, eşrafın ileri gelen kibarlarının rağbet ettiği bir tokmakçıdır.

Kendisi Trabzon'da doğmuş olup, gemici dayıların koynunda büyümüş, yalın ayak, baldırı çıplak bekar denizcilerin koynunda uçkur çözüp göt devirmiş bir oğlan olup, bunlara gemici deyimlerine göre zenane derlermiş ki adam sikine doyamaz ve iri kıyım oğlan ayağı ile döşekte öyle cilveler yaparki insanı zevkten uyuştururmuş.

Bu Kalyoncu Süleyman günlerden bir gün Hasköy iskelesine gelip Ali Paşa kahvesinde, göğsü, bağrı açık bir şekilde oturuken, şehir kulamparalarının yüreklerini dağlar ve 'gemici oğlanın çelik hançeri acep ne boyda ve şekildedir' diye meraklarda bırakırken, hamamcılarının kabadayılarından  Piyalepaşa hamamcısı Hasan Ağa o kahvehanede imiş. 








Hasan Ağa oğlanın iri kıyım ayaklarını ve sünbül koçanı yarağını seyrederken "Tamam, bana böyle bir, tez canlı, temiz, marifetli bir genç tokmakçı tellak lazımdır" deyip, hemen sohbet ve muhabbet edip oğlanın gözünü boyayıp, ikna ederek hamamına götürmüş, soyup tellak peştemalini beline kendi eliyle sarıp bağlayıp, birkaç gün üstad elinde terbiyesi tamam oldukta müşteriye çıkarmıştır.

Süleyman utanma bilir bir tokmakçıdır, müşterisini keseye alınca kapıya perde örter "Uzan beyim, paşam, efendim, ağam, bacakların ve ayakların bir yol oğuşturayım" deyip kıvama getirince kendi peştemalını fora edip çırçıplak, daltaşak hemen müşterinin ayakların öper, "Sultanım, işte gör, vücudum uyandı, benim gibi garip çıplağı sevindir." deyip nazikane bir şekilde yarrağını (ki bu büyük siyah bir tokmaktır) hiç acıtmadan dipleme sokar ki, bu hüner işte ancak bu ittedir. Fişeğini patlatıp  sikiş tamam olunca, yine ayak öpüp izin talep eder.

Tarifeye göre hamamda tokmakçılar sikişte 100 kuruş alırlar ama bu Süleyman'a 300 verilse azdır. Gece döşek yoldaşlığına davet olunsa asgari üç sefer koyup fişek atması, 450 kuruştur. Amma müşterisi yeter demezse Süleyman beş sefer fişek atar. Böyle göğsü güçlü ateşli tokmakçıdır.
Bazen kendi dahi alta yatıp "Efendim lutfeyle, bu muhabbetin tadı altlı üstlüdür" der, aşkbaz büyük yiğittir vesselam.*



* Derviş İsmail'in yazdığı, Dellakname-i Dilküşâ'dan.
 (Metin, tarafımdan anlamını bozmayacak şekilde günümüz Türkçesine uyarlanmış ve kısaltılmıştır.)

15 Haziran 2012




 

Ne Cuma 
Ama !


Cuma günleri çoğunlukla öğleye kadar çalışırım. Bugün de öyle oldu. Eve yaklaşırken nedense pek kullanmadığım bir sokağa girdim, keşke üst yoldan gitseydim bu sokak çok güneşli diye kendime söylenirken, birkaç küçük çocuğun, güneşin altında yarı baygın yatan bir kedi yavrusunun başında toplandıklarını gördüm.

Apartmanların üst katından bir kadın su dökün üstüne kendine gelsin diye bağırıyordu. Hemen alıp eve getirdim, biraz kendine gelir gibi oldu. Güneş çarptığını ya da aç susuz olabileceğini düşündüm. Su verdim içti, bakkala koştum konserve kedi maması aldım az yedi.








  Bu arada süründüğünü, yürüyemediğini farkettim. Kırıkları, iç kanaması olabilir, sanırım bir araba çarpmış olmalı, hangi veterine götürsem daha iyi olur, sevgilime mi sorsam, mahallenin hayvan aktivisti ablaya mı danışsam derken  1-2 dakika içinde minik yavrucak ellerimde can verdi.

Ben görmeden önce, kaç saat öğlen güneşinin altında bekledi zavallıcık, kaç kişi gördü umursamadı, her yaralı kedinin, köpeğin üstüne su dökersek iyileşir mi, ne kadar cahil ve duyarsız bir milletiz biz diyerek gözlerim dolu dolu ve söylenerek yazıyorum bu satırları.



12 Haziran 2012








Pierre Loti !


İstanbul'un ünlü tepesinin ismine kafayı takan AK Partili vekil Vahid Kiler, şimdi de Pierre Loti'yi eşcinsellikle suçlamış.

Özellikle Alevi & Kürt düşmanlığıyla tarihe geçmiş Osmanlı siyasetçisi İdris-i Bitlis-i'nin (~1452-1520) adının tepeye verilmesini isteyen vekil, eğer bu olmaz ise en azından Eyüp Sultan tepesi olarak değiştirilmesini istemiş.

Loti'nin eşcinsel olduğunu Ergun Hiçyılmaz bulmuştu araştırmalarında ilk sanırım. Kendisinin bir röportajında şuna benzer bir sözünü hatırlıyorum, "Türkiye'de birileri bu konunun ortaya çıkmasından hiç hoşlanmadı, Fransa'dan ise bunun için ödül aldım."




06 Haziran 2012





Köpekfobi !


Osmanlının son yıllarında artan eşcinsel düşmanlığının batıdan bize geçtiği ile ilgili bir şeyler 'yazmıştım'

İlginçtir sanırım hayvan düşmanlığı konusunda da onlardan bir dönem pek etkilenmişiz:


"İlk ciddi 'köpek karşıtı' olarak Şinasi'nin adı geçiyor. İstanbul'daki sokak köpeklerinin ülkeyi kötü gösterdiğini, bunların azaltılarak yok edilmesi fikrini öne sürüyor.

O zamanlar, dini nedenlerle de köpek sevgisi fazla olduğu için, Batılı aydınlar köpek severleri 'gerici' olmakla itham ediyorlar."(*)